14 Aralık 2009 Pazartesi

tp

geçen gün beşiktaşta dolandım. önce her zamanki gibi ilk durağım olan kabalcıya gittim. uykusuz çıkmamıştı henüz penguen aldım. sonra nereye gitsem diye düşünürken starbucksa gittim. kahvemi alıp üst katta bir yere oturdum. karşımda bi kız ve erkek vardı. kız sürekli telefonla ilgileniyor arada başını kaldırıp çocuğa bakıyordu. kızın bileğinde dümen şeklinde minik bir dövme vardı. çocuk ise masaya yan oturmuş sanki gelenleri karşılıyordu. zaten sonra da kalktı ve yerine 3 kız geldi. kız yine telefonu elinden bırakmadı. ben ise bir yandan kahvemi içip bir yandan da penguen okuyup müzik dinledim. telaşım yoktu hiç. seviyorum bu duyguyu. çıkıp yürümeye başladım geldiğim yerlerden geçtim tekrar. kulağımda çalan şarkıya mırıldanarak eşlik ederken yağmur yağmaya başladı. pek hoş olmadı bu sanki. sonra ayaklarım beni şu geçen gün önünden geçerken bunlar insan yapımı mı diye bakakaldığımız pastaneye götürdü. tam o frambuazlı eklerlerden alıcakken alman pastası gözüme takıldı. aylardır aradığımı sonunda bulmuş olmanın verdiği sevinçle hemen ondan aldım. adam da benim sevincimi fark etti. sipariş verirsem ayıracaklarından falan bahsetti. açıkçası dediklerini çok umursamadım, aklım alman pastasındaydı. adam minik bi ekler ikram etti. kulağımda grace kelly mika'dan, yağmur biraz hızlanmış, elimde ekler. mutluyum  o an. yürüdüm biraz daha elime nadiren geçen ''an''ımın tadını çıkarmak üzere..


dün aklıma geldi; hatırlar mısın beavis and butthead'i? sevdiğim beavis'ti yanılmıyorsam. çok az hatırlıyorum biraz edepsizdiler, biraz çok bilmiş, biraz densiz. filmleri de çekilmiş daha sonra. bu arada yazının başlığı da onların bir bölümünden geliyor; i need tp for my bonghole. 
http://www.whataboutclients.com/archives/beavis_and_butthead.jpg 


dün yeni bir grup keşfettim; the xx. psikolog koltuğuna oturmuşum ama konuşmamış sadece dinlemişim gibi bir etki yarattı. dünden beri tüm albümü sanırım 6 ya da 7. kez dinliyorum. tarzları indie rock/dream pop/chillout olarak belirlenmiş. açıkçası çok da umrumda değil ne tarz olduğu. 2005 yılında kurulmuş ve londra çıkışlılar. albümleri xx ise 2009da çıkmış. öyle işte. sevdim mi? sevdim. bitti.

2 yorum:

FKH dedi ki...

anlatılan olay nedense hep mi starbucks'ta geçer yoksa bende mi hep orada rastlıyorum anlamadım :S

yanlız elemana biraz farklı gözle baktım sen böyle yazınca..bıraksın artık bu sefalet-i desturu olmamış..

yerel saat: 04:17
sonuç: sevdim burayı

hypnos dedi ki...

madem konuşmayacaklar neden buluşuyorlar? e madem başka arkadaşınla mesajlaşacaksın git onla buluş. hoş, onla buluşsa bu kez diğeriyle mesajlaşır. yazık oluyor yazık=)

teşekkür ederim, beğenmene sevindim..

Yorum Gönder