26 Aralık 2009 Cumartesi

bir kutu mendil

küçük bir kız çocuğu, yaşı 4-6 gibi bir şey. beyaz bir montu ve şu çocukların rengindeki turuncudan bir hırkası var. ince yüzlü ve iri gözleriyle etrafa bakıyor. bir ara başını kaldırıp hemen arkasında duran babasına bakıyor. o sırada babası saçını düzeltiyor kızın. kız, babasına dönüyor ve babasının göbeğine başını yaslıyor. bir pastahanenin vitrininden seçilen pastalar gibi bu saniyeler içinde de o kadar çok çeşitli duygu var ki... hangisini istersen seç. ben neyi mi seçtim? sence?


yazdan kalma bir gün adeta. yürüyerek bostancı'dan suadiye... sinir boşaltımı gibi. denizin bittiği/bitemediği yere atılmış beton... plastik sandalyeler atılmış, ortaya da minik mi minik bir tahta masa. sandalyelerimizi denize doğru çevirdik. yanyanayız büşümle. ardı ardına sigara içiyoruz. öyle çok ki, ayağımı hareket ettirdiğimde yere attığım izmaritlerden ayağımı koyacak yer bulamıyorum adeta. deniz arada bir hiddetleniyor. dalgalar yakınlaşıyor bize. sövüyoruz, seviyoruz, sayıyoruz, siliyoruz... bilmem ki kaç saat oturduk orda. bugün dışarı çıkmasaydım patlayabilirdim belki. o yüzden hiç huysuzluk etmeden oturuyorum, içimi arındırıyorum adeta. hafif hafif rüzgar esiyor. rüzgarı seviyorum. bilmem... çok düşünmedim sebebini. ama eskiden beri severim işte. pazar günleri banyo yapmak gibi bir şey. bitti bu kadar. 


hafif bir boğaz ağrısı var sanki.. biraz da baş ağrısı. tadım tuzum yok anlicağın.  hatta tam olarak şöyle diyebilirim; pil bitmek üzere. yenisini koymadan önce biraz sarsıp içindekinin son demlerini kullanıyorum. 


zamanlama hatalarım olur hep. başlamak için geç bitirmek için ise yanlış zamanı seçerim. bunu hangi durum istersen onun için kullan, bak öyle çıktım değil mi? 



2 yorum:

FKH dedi ki...

neden hep küçük çocuğudur acaba bu hikayenin kahramanı.. şöyle bir etrafa baksak sanırım hep kız çocuğu görürüz. ağır olan sanırım bu! hem de çok ağır..

hypnos dedi ki...

erkek çocuklarının umursamaz oluşundan olabilir mi? ya da kadınların hassaslıkları o yaştan başlıyor. etrafta ince duyguları daha iyi sezebiliyorlar.

Yorum Gönder