11 Kasım 2009 Çarşamba

sarsak

bir anda baktıklarım boyut değiştiriyor, ekran büyüyor ve kendimi film izliyormuş gibi hissediyorum. yürüyen insanlar, trafik... konuşmaları arkamdan duyuyorum. sesler oldukça yüksek çıkıyor, arada uğultular. kafam iyice doluyor. ama onların o telaşını gördükçe keyifleniyorum. filmin devamını merak ediyorum; şu hızla giden kadın nereye yetişecek? şu kadının kolundan çekiştirdiği çocuk büyüyünce ne olacak? eyvah araba hızlı geliyor köpeğe çarpmaz umarım... bunları derken bir anda kolum dürtülüyor ve ekran bir büyüyüp bir küçülerek her şey eski haline dönüyor.yüzümdeki boş tebessümle ona dönüp bakıyorum ve konuşmaya devam ediyoruz... benim az önceki geçişimden haberi bile olmuyor.


bazen de; hem izleyici hem de başrol oyuncusu oluyorum. beynimin iki lobu arasındaki elektriklenmeyi hissedebiliyorum. o esnada görüntüler daha netleşiyor. renkler ise daha matlaşıp yumuşuyor. kendimi ''örtmenim bu şarkı söyler'' diyip sırasından itilen utangaç çocuk gibi hissediyorum bu durumdayken. ya bu geçiş esnasında kötü bir şey yaparsam diye panikliyorum. etkisinden çıktığımda sağıma soluma bakıyorum ve az önceki gibi herkesin hayatına devam ettiğini fark etmemle derin bir oh çekiyorum. çünkü bir yönetmen edasıyla birinin ceketini düzeltmeye kalkışabilirim. bu durumdayken kendi halime geçmem daha uzun sürüyor ve geçtiğimde ise etkisi de kalıyor. onların hayatına ve kendi hayatıma bir senaryo okurmuşçasına kapılıyorum. garip mi geldi? peki hiç yaşadın mı?



0 yorum:

Yorum Gönder