3 Nisan 2010 Cumartesi

özetin özeti

baştan uyarıyorum yazacaklarım bu kadar değil. senden uzak kalalı çok şeyler oldu bilok! sevgili internet günlüğüm mü demeliyim acaba? (burdan cnbc e alt yazı çeviri grubuna selam ederim) 


bakalım neler oldu? oldukça sıkıntılı zamanlar geçirdim desem belki az abartmış olurum. sınavlarım vardı biliyorsun. bunlardan notlarım açıklandığında bahsetmeyi yeğlerim. ancak sevgili örtmenime(isim vermeye gerek var mı ki) kaç kez teşekkür etsem az. zaten sınav derdine düştüğümden başka bir şeyle de ilgilenemdim. 


anthony bourdain'in son gözdem olduğundan bahsetmeştim. meğersem yayınlanmış bir kitabı da varmış. geçen gün kendimi yemek kitaplarının arasında kaybettiğim zaman gözüme çarptı. bir nevi otobiyografi. çok inceleyemedim bir dahakine artık.


kendimi istanbul'un toplu taşım araçlarının bulunduğu herhangi bir noktadan fırlayabilecek potansiyelde bir muavin gibi hissediyorum. bi gün tren istasyonundayım bi gün otogarda. bi gün otobüs durağındayım akşamında vapurda, motorda. ama izmitin sanırım en iyi yanı istanbul içinde bir okulda olsaydım okula ulaşmak için harcayacağım zamandan daha az tutuyor ona ulaşmak. üstelik aktarmalarım da daha az. ancak istanbul içinde olmanın keyfi orda yok. hoş bu sene gidilecek yer sayısında büyük bir artış olmasına rağmen yine de çok cazip bir yer değil benim için. (5senedir her fırsatta eve dönmemin başka bir açıklaması yok çünkü). bak yine okula geldi konu.


üşenmediğim bir zaman yeni şarkılar eklemem lazım. ismini bilmediğim ama çok sevdiğim bir şarkıyı buldum. mutluyum. mutluyum demişken mutlu olunca mutluyum denir mi? mutluluk bittiğinde fark edilir bence. 


nisan ayına gelmişiz bile. çok çok eskilerden bi arkadaşım her ay başında yeni ayın kutlu olsun derdi,en azından bir değişiklik yapmak için güzel bir bahane olur bu ay derdi. tey tey sabah sabah nerden aklıma geldiyse. bu ayda başlayacağım tek bir iş var. başka da bir şeyi değiştirmek istemiyorum. 


konunun kapandığını anlamayan insan, karşısındakini zorlayan insandır ve ben ondan biraz olsa korkarım (alpay erdemin gibi oldu bu cümle). 


şu dönemde patlayana dek dizi ve film izlemek istiyorum. ha bir de sevdiğim havalar gelmeye başlamışken sokakta zaman geçirmek istiyorum. bir kaç haftadır gizli gizli ada sevdam kabardı. gitmeyeli çok zaman oldu. birini iyi tanıyabilmek için adaya gitmek iyi fikir olur. çünkü yalnızsınız. yürüdüğünüz yolda, gittiğiniz kafede, vapurda bile ayrı bir huzur var. hımm en kısa zamanda ada gezisi yapsam iyi olur. bunu düşünürken yol alayım. bir sonraki post'ta görüşmek üzere.

5 yorum:

Adsız dedi ki...

hıh, benim de kabardı:( (p)

FKH dedi ki...

öyle şeyler yazmışsın ki hangi birinde başlayım bilemedim..

ama ben bunun sebebi olduğunu düşünüyorum. biraz yazın başlangıcı, biraz can sıkıntısı, biraz da rutine başlamış bir hayat..

umarım daha güzel olmaya başlar. hatta olsun sıkmasın canımı benim!! gelmiyinm oraya..

hypnos dedi ki...

-adsız (p): keşke seninle gidebilsek. ama sen çoktaan planını yapmışsın bile.

-fkh: aslında çok da rutin denemez. zorunluluktan dolayı sıkıştırılmış daha uygun sanki. tamam kızma=) mevsimsel depresyonu atlatıp renklenmeye başlicam=)planlarımı yapıyorum bile.

FKH dedi ki...

yok be neden kızıyım :]ben dışardan gördüğümü söylüyorum..

mutlu ol yoksa kavga çıkar ona göre..

hypnos dedi ki...

dediklerini dikkate alıcam=)

Yorum Gönder