11 Nisan 2010 Pazar

bahar kazanı

ön bilgi: akışı kendi kendine belirecek bir yazı. 


malum, bahar aylarına girdik. hoş, hava her ne kadar aksini işaret ediyor olsa da kış uykusundan uyandı bir çok hayvan. eh bu demek ki, soğukkanlı hayvanlar bile çiftleşme zamanına gelmişse sıcakkanlı hayvanlar ne yapsın? hemen kendilerine bir çift aramaya başlasınlar, değil mi? koskoca doğa uyanmış biz mi uyanmayalım, peh!


giyilen kıyafetler bir anda değişiyor. uyum sağlama ve dikkat çekme amaçlı (ki bunun kendi bile farkında değildir çoğu zaman güdüsel olarak yapar) renkli renkli şeyler giyiliyor. hatta saç kesimi bile değiştiriliyor. börtü böceğe değil bu güzelleşmek tabi ki. ancak herkesin iksirleri farklıdır. biri kazanına, sempatikliği bolca katarken, diğeri ise cool olmayı katmış olabilir. önemli olan iksirin kıvamını tutturabilmek. 




fiziksel uyanışın sonucu olarak da bir ruhsal uyanış söz konusudur. sebepsiz biçimde kelebekler hareketlenir içte. radarlar açılır ve kendine uygun eş aramaya başlanır. birinden alınan ufacık bir sinyale bile odaklanır onun peşinden gidilir hatta göz bir tanesi de kesmez bir kaç tanesine aynı anda yazılır, maksat; el boş dönmemek. boşa atıp dolu çıkarmak. avlanma sezonu da açılmış olmasın sakın?


hadi diyelim bir tanesini seçildi, o da seni seçti. bahar aşkları ya çok uzun ömürlüdür ya da oldukça kısadır. yaz aşkı gibi tadı damakta kalan aşkları yaşanmaz. kısalar oldukça can sıkar, uzunlar ise bittiğinde hafızada iyi bir yer edineceklerdir. bu yüzden bahar geldi diye ipinden boşanmış eşek gibi sağa sola savrulmaktansa kendinize bir iyilik yapın ve aklınıza düşen karpuz kabuğunu seçerken oldukça seçici olun. 


* fotoğraf: çağlar'ın çekimi.

0 yorum:

Yorum Gönder