23 Mart 2010 Salı

kuş bakışı

güneş ışığıyla uyanmayı özlemişim. bugün hava hem rüzgarlı hem de sıcak. rüzgarı da sevdiğimden aslında tam benim havam var dışarıda. veee artık koca, kalın montlardan kurtulma zamanı. bugün çıkarken ince montumu giyebilirim! ancak hafta sonuna yağmur gelecek diyorlar. ehh nisana da gelmek üzereyiz. nisan yağmurları olacak daha değil mi? sanırım biraz daha sabırlı olabilirim. 


kocaman çantaların kullanışlı olduğunu biliyorum. evet bir kaç tanesine sahibim ben de. ama çanta boyutu ne kadar büyürse içine konulan şeyler de o kadar artıyor. 
yani; çanta boyu & ağırlık. 
bu sebeple; küçük çantaları daha çok seviyorum. hem içine konulan şeyler sınırlı oluyor hem de çok sevimli. hani şu sen yürürken arkandan koşan çantalar var ya uzun saplı ve minik olanlar hah işte onlar. neyse bakalım benim son gözdem olan çantamın içinde neler varmış=)






soldan sağa; starbucks after coffee mints; neredeyse ciğerlere kadar tüm nefes alma organlarının olduğu bölgeleri açıyor. üstelik ağızdaki kötü tadı da alıyor. 
mendil; burnuyla sorunları olan benin her cebinde her çantasında olan bir şey bu. 
anahtar; çantanın demirbaşlarından. ne zaman nerede olacağımı hala kestiremiyorum=)
flash bellek; çok işe yaradığı kesin. 
bepanthen; gelmiş geçmiş en iyi krem. yanımda olmadığında eksik hissediyorum kendimi. rüzgar çarpmasının yarattığı kızarıklığı başka ne alabilir ki?
lastik toka; kullanılacağı günü bekliyor. ancak tel tokalar görüldüğü üzere yok, en çok kullandıklarım onlar çünkü. 
göz kalemi; olmazsa olmazım. alışkanlığım hatta. bazen yanına mavi ve yeşili de ekleniyor.
nivea lipstick; rujun en büyük ikamesi. lise gömlek cebindeydi şimdi çantanın baş müdavimlerinden.
cüzdan; görür görmez bayıldığım puantiyeli sevimli şey. üç senedir beraberiz.=)


bazen bunların yanına allık, şarj aleti, parfüm, bir kutu sakız da ekleniyor. bu benim yapıcağım yolculuğun uzunluğuna bağlı tabi.


bir gün de büyük çantanın içindekilere bakarız. eminim o daha eğlenceli olacaktır. büş ün dediği gibi bir kızın çantasında her şey bulunmalı. aslında onun çantasını incelemeli, ne dersin büş?=)


bi de çantanın rengi bir garip görünüyor, eskimiş gibi. ışığın oyununa gelmişim. yoksa bildiğin kiremit rengi.

2 yorum:

FKH dedi ki...

böyle küçük çantalarda işini halledenlere hastayım yaa! ben şu kocaman çantaları bomboş taşıyan hatun kişileri anlamıyorum..

o ne öle yaa pazar çantası gibi.. zannedersin dönüşte perşembe pazarına uğrayıp erzak alıcak..

bu iyi bu..

hypnos dedi ki...

bunun geldiği yerde daha iki tane var(renklerini tahmin etmek zor olmasa gerek). bi kere alıştıktan sonraaa küçük çanta candır, kandır, hayattır=)

Yorum Gönder