üç kişi var masada. gördüğüm sadece eller. bir tanesi ortama hakim, belli. iki elini birden gösteriyor bana. avucu çok da küçük değil ama parmakları çok uzun. zayıf. damarlarını görebiliyorum. parmaklarının arasında gezdirdiği bir çöp parçasından anlıyorumki canı sıkkın. aslında aklı o masada değil. çöpü evirip çevirirken parmaklarının ne kadar esnek olduğunu fark ediyorum. vücudu dansa yatkın demek ki. ne hoş. tırnakları uzun değil, hemen etinin bittiği yerden bir iki milim kadar uzun. belli ki ellerini çok kullandığı bir işi var. oje sürmemiş. ya alelacele çıkmış ya da doğallıktan yana.
bir diğer el, tek bir el. incecik bilekleri gözüme çarpıyor. zayıf biri. küçük eli var. masanın örtüsüne tırnağını takıyor ara sıra, meraklı biri. kişiliği de zayıf. çekingen üstelik. kısa tırnaklarını uzatmış, sedefli bir oje sürmüş. annesinin güzel kızı olarak sevilmiş hep. ama mahalleye çıktığında bunun doğru olmadığını anladığı zamandan beri kendine güveni hep eksik kalmış.
son el ise diğerlerinden daha uzun, daha bakımsız. erkek olduğu aşikar. damarları görünüyor. güçlü. işaret parmağı ile orta parmağının tırnağında hafif bir sarılık var. sigara içiyor, hem de çok. ellerini çok kullanmıyor. masanın üzerine öylece bırakmış. sakin birisi ve kendisini iyi ifade edebiliyor. parmaklarını ne çok ne az tam kararında aralayışından, yayışından da belli ki başarılı biri. bir ara çakmağını çıkartıp onunla oynuyor. konuşması bitince sigara yakacak yine. hayatındaki tek bağımlılığı sigara. çünkü o parmaklar bir tek çakmakla oynarken bu kadar heyecanlı.
bu masadaki herkes bir şeylerle oyalıyor kendini. demek ki birbirlerinden saklayacakları var. bir süre sonra hepsi bir anda ellerini ortadaki bir kağıdın üzerine koyup kağıdın üzerinde yazanları parmak uçlarından kendilerine çekmeye çalışıyorlar. bir kaç dakika sonunda eller yavaşça kağıdın üzerinden sonra da masadan çekiliyor ve onları bir daha görmüyorum.



0 yorum:
Yorum Gönder