yeşil bişiydi di mi bu?her yemeğe maydonoz olma diye bi de lafı vardı.behey.. epi topu bir bitkiden bahsediyoruz dicem olmicak. çünkü ot lan bu daha ne olsun. mis gibi bişi olsa gerek. hani tadı falan yerinde olan türden. ama yok kazın ayağı öyle değil.. nasıl mı? de git işine dicem o da olmicak merakta bırakmayayım kendimi o zaman ben, hemen anlatayım..
maydonoz denen yeşil ot, bir sürü salataya konuyo bi kere. sonracıma zeytinyağlılara ekleniyo. yemeklerine içine de koyan var ki allahtan bana pek sık denk gelmedi bu(eyvah şimdi belli oldu maydonoz sevmediğim). ha bir de bunu yemek tabağını pardon yemeğini süslemede kullanıyolar. hıhı evet, tepeye mum gibi dikiliyo. eminim bunlar küçükken de 'saklambaç oynayan kaleye mum diksin' diyenlerdir. büyüyüp aşçı olmuşlardır.işim gücüm de hemen yaftalamak mı ne? yahu konu bu değil diyorum hala sapıtıyosun sen aaaa!!maydonoz dedim sana aaa!!!e haydi o zaman devam edelim bebek.
maydonoz dedik mi evet hem de milyon kez. her şeyin içine konur dedik mi evet. peki neden konur dedik mi hayır. neymiş efendim tat verirmiş. o kadar boktan bi sav atıcam ki şimdi kendim bile bi tarafımla gülerek yazıcam(hakaret içeren sözcüklerle kendimi yıldırıyorum ama olmuyo durulmuyo bu). maydonozu hiç sade yedin mi sen? yedin mutlaka. peki tadı neye benziyodu? hımm ımmm şşey.... bilemedim. bilemezsin tabi çünkü onun tadı yoktur. tadı olmayan bir şey nasıl oluyor da her şeyin içine konunca tatlanıyor anlam veremiyorum. baharata bakalım, al eline kimyonu mesela. koy köftenin içine ohh mis gibi tat geldi. koy makarnanın sosuna. amanın tadından yenmez. yetmedi mi? al bi kaşık eline git bi kaşık kimyonu ye. ne oldu? ağzının içinde buruk bir tat oluştu di mi? ne dedim bak tat dedim. demek ki tadı varmış. peki baharat denen şey, aslında tat oluşturmaya çabalamak değil mi?evet öyle. o zaman maydonoz tat oluşturmaya çabalıyor ve beceremiyorsa neden bir baharat gibi her yemeğe konuluyo?? en son salihacım köfteye de koymaya başlamıştı. yuh dedim artık. yeşil yeşil böyle. tat veriyomuş. veren oysa vermesin.
nedir bu ağzılardaki tat merakı? illa her şeyde bir tat arama, bir acı, ekşi, tuzlu, tatlı deme merakı. neden? hepsinin sebebi de atın ölümü arpadan olsundacılıktan, can boğazdan gelirden. wallahi boğazımda yemekle ölücem bi gün. neyse ama gözüm açık gitmez en azından. mutlu giderim öbür tarafa. ya o değil de öbür taraf nasıl bi yer acaba? bi kere gitmiştim rüyamda eğlenceliydi. filmlerdeki gibiydi. görüyodun arkandan ağlayanları falan. garip be. elini uzatıyosun ama o seni bilemiyo içim ürperdi diyo. gece gece nerden çıktı şimdi bu yaa. korkucam uyuyamicam olucağı o. zaten konudan da saptım bi maydonoz beni nereye getirdi. saat de geçmiş üstelik sabah da erkenimsi kalkıcam. yazık mı bana? belki...ama kendini acımicaksın mirim, yoksa başkaları da acır sana. ne diyorum o zaman ben; acı yok raki acı yok. offf olsa da izlesem. özledim be raki seni.
aylar yıllar sonra gelen bir edit: aslında blogun konusu böyle olcaktı. tespitlerle dolacaktı. ama nerde daha ikinci günde hemen günlüğe çevirdim. şimdilerde toparlamaya çalışıyorum.



0 yorum:
Yorum Gönder